11 Ekim 2018 Perşembe

Yeni ulaştırma yönetmeliği neden uygulanamaz?

Turist taşımak için Ulaştırma Bakanlığı’nın verdiği bir lisans var. Sektördeki adı D2. Uzun adı “tarifesiz olarak yurtiçi ticari yolcu taşımacılığı belgesi”. Açıklaması ise, zaman tarifesine uymaksızın, yolcu durumuna göre geçici noktalar arasında sefer yapma lisansıdır.
Bir yönetmelik ile bu taşımacılık şekli, teoride de pratikte de yapılabilmesi mümkün olmayacak şekilde, yeniden düzenlenmek isteniyor.
Neden mümkün olmadığını tek tek sıralayalım:
Bizler neyi biliyoruz? Mr Muller AB 123 nolu uçaktan 3 kişiyle gelecek, C oteline gidecek… Biz bu bilgiyle havalimanında ulaşıyoruz.
Yeni yönetmelikte istenenler ise;
1)Yolcunun pasaport bilgileri, havalimanına geldikten sonra, otobüse binmeden önce alınacak.
2)Yolcunun her bagajına bir numara verilecek ve yük bilgisi içeriği istenecek.
3)Bagajların kaç kilo olduğu araca binmeden otoparkta tartılacak. (30 kg’a kadar olanlar ücretsiz taşınır ibaresi var. Bu fazlasının ücretli ve vergiye tabi olduğu anlamına mı geliyor?)
4)Yolculara koltuk numaraları verilecek ve o koltuklarda oturmaları sağlanacak.
5)Bu bilgiler hareket saatinden en az 1 saat önce sisteme girilecek. (Bu madde en son kaydı sisteme girdikten 1 saat sonra sefere çıkabileceği anlamına geliyor. Örneğin otobüsü kaçıran bir yolcuyu 5 dk sonra başka bir araçla alamayacağız. Geç kalan yolcu, aracımız hazır olsa da yönetmelik gereği bilgileri girildikten 1 saat sonra oteline veya havalimanına doğru yola çıkabilecek.)
6)Bu verilerin şirketimizin statik ip’sine bağlı bir bilgisayardan, bakanlığın veri tabanına gönderilmesi gerekir. (Bu konuyu da teknolojiye ihanet olarak not edelim.)
7)Otobüsünüz yolda kaldığında yakınlardan bir otobüs tedarik etmeniz de yasak. Otobüs ne kadar uzakta kalırsa kalsın yine kendi firmanıza ait bir otobüsü göndermek zorundasınız. (Aksilik yaşamamak için otobüsün arkasına boş otobüs gönderme fikri komik görünse de mağduriyetleri önlemek için iyi fikir olabilir!)
8)Minibüslerle en fazla 3, otobüslerde en fazla 6 durakta yolcu alabileceğiz. (Sefer durak sınırlaması, otelleri dolaşarak yolcu alıp tur yapmak neredeyse imkansız hale getirecek).
Ve yukarıda saydığım işlemlerin hepsini açık havada, her türlü hava koşulunda, gece ve gündüzde yapacağız…
Bu kuralları otelin 2 km ötedeki golf sahasına veya 2 km uzaktaki kongre merkezine gitmek isteyen turiste de eksiksiz uygulamak zorunda kalacağız.
Aynı kuralları limana gelmiş dev kurvaziyer gemisinden inen binlerce yolcuyu şehre taşımak için uygulamak zorundayız.
Bu yönetmelikle ilgili onlarca komik ve imkansız senaryoyu yazabilmek mümkün…
Yönetmeliğin uygulanamaz yanlarının yanında FATAL ERROR,veren kısımları da var…
Örneğin turizm taşımacılarının müşterilerinin kimlik numaralarını veya pasaport numaralarını alma yetkileri yok… Hiçbir şirket, kardeş şirket dahi olsa, bu bilgileri başka bir şirkete vermesi yasal olarak mümkün değil!
Maalesef karşı karşıya kalabileceğimiz tazminat davalarında ise muhatap, Bakanlık değil biz olacağız…
Hadi gözümüzü kararttık kayıtsız olarak taşımaya başladık diyelim, aldığımız risk ise D2 belgemizin iptali…
Bu yönetmelik, sektör gerçeklerine uymayan bir yönetmeliktir. Kimlik bilgilerinin hepsini pasaport polisine vermiş, uçağa binerken bagajı gramına kadar tartılmış, bir sürü güvenlik sürecinden geçmiş ve 30 dakika sonra gireceği otelde bilgilerini yeniden verecek olan misafirin kayıtlarını, bir de transfer sürecinde almak işgüzarlıktan başka bir şey değildir. Müşteri memnuniyeti için yarışırken her şeyin altüst olmasıdır. Gelenleri yıldırmaktır ve rakip ülkelere koz vermektir.
Sonuç olarak önerim ve sektörüm adına talebim; 45 sayfalık yönetmelikteki D2 tipi taşımacılık ile ilgili maddeler iptal edilmesi, sonrasında ise sektör gerçeklerine uygun bir şekilde sektörle beraber yeniden düzenlenmesidir.
Başka söze de gerek yoktur...

31 Mart 2018 Cumartesi

Tarihte Bir İlk Olacak

Tarihte bir ilk olacak,
bağımsız "BEYAZ LİSTE" ile, ATSO da bugüne kadar HİÇ ama HİÇ sesi, sorunları, fikirleri dile getirilmeyen, ACENTE VE TUR OPERATÖRLERİ (45.grup, yani bölgemize 3-5-7 milyar dolar getirenler) seslerini duyuracak,

kimler mi?

Hamit Kuk: profesyonel, yazar, çizer, adil, üst yöneticilik dahil tüm kademelerde yer almış tam da bizden biri. namı diğer Thomas Cook un büyük abisi...

Mehmet Gem : tabanın sesini dinleyen, ilk taban hareketlerini ilk hisseden TURSAP platform yöneticisi, yazarı.
Öner Uygun: Türkiye'nin dünyaya tanıtılması konusunda girişimci ve paylaşımcı, birleştirici, akıl yolunu dinleyen, her kesime hitap eden.

Ömür Özdemir: ortak akıl, ortak hak ve adaletçi, eşitlikçi, girişimci, paylaşımcı, sorunları okuyucu ve çözümcü....

ve benzer özellikteki diğer 10 arkadaşımız...

7 nisanda ATSO da oy hakları olan arkadaşlarımızı, ve varsa tanıdıklarınızı bu değişime destek olmalarını bekliyoruz...



İNANIN, HER ŞEY PAYLAŞILINCA ÇOK GÜZEL!